Türk Kahve Kültürü

Türk Kahvesi, bir kahve hazırlama, pişirme ve ikram etme yönteminin adıdır. Türkler tarafından bulunmuştur. Bu yöntemde kahve çekirdeklerinden özel bir koku, köpük ve tad elde edilir. İkram edilmesinde kendine özgü bir gelenek vardır. Gerçek Türk misafirperverliği ve konuğa olan sıcak saygının bir örneğini kahve sunumlarında görebiliriz. Günümüzde kız istemeye gidildiğinde kahveyi evlenecek kızın sunması ve pişirdiği kahvenin lezzetindeki başarısı onun iyi bir eş olacağı inancını pekiştirir. Bu gelenek hala sürdürülmektedir.
16 yüzyılın ilk çeyreğinde Arap Yarımadası’ndan İstanbul’ a getirilen kahvenin dünyaya yayılması İstanbul’ dan olmuştur. Kahvenin İstanbul’a gelişi ile ilk olarak Taht-ul Kale de, yani şimdiki adıyla Tahtakale’de, sonrasında ise İstanbul’un çeşitli semtlerinde kısa zamanda 50’ye yakın kahvahane açılmış ve bu kahvehaneler Osmanlı sosyal hayatında önemli değişikliklere sebep olmuştur. Kahvehaneler, manzaralı yerlere verandalı köşk şeklinde inşa edilir ve içlerinde bir kahve ocağı, çepeçevre kerevetler ve bazen orta yerde bir havuz yer alırdı.

Viyana kuşatmasında Osmanlı Ordusu’nun geri çekilirken kale önünde bıraktığı çuvallardaki kahve çekirdekleri sayesinde Türk Kahvesi ile tanışan Avrupa’da ilk kahvehanenin açılması ise Osmanlı’dan 100 sene sonraya denk gelir. Türklerin sihirli içeceği olarak adlandırılan Türk Kahvesi, pişirme ve sunulma yöntemi olarak Avrupa nın bir çok yerinde halen tercih edilmektedir.

Günümüzde Brezilya ve Orta Amerika’nın yüksek platolarında, 5 dereceden daha az ısıya maruz kalmadan yetişen arabica türü, yüksek kaliteli kahve çekirdekleri Türk Kahvesi için en ideal çekirdeklerdir. Kafein oranı düşüktür. İçildiğinde rahatsız etmez. Cezbeli Kahve gıda kodeksine uygun kahve üretim tesislerinde bu çekirdelerin titizlikle harmanlanması, kavrulması ve öğütülmesi ile elde edilir.

Türk Kahvesi için Arabica çekirdekler çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir. Adeta sevgiliye kondurulan küçük öpücükler şeklinde içilen Türk Kahvesi genellikle yanında lokum ya da çikolata benzeri bir şekerlemeyle beraber sunulur.

Kahve sohbetlerinin bir diğer enteresan ve hoş yanı ise faldır. İçim sonrası fincan içinde kalan telvelerin oluşturduğu şekiller fala bakan kişi tarafından yorumlanarak fincanın sahibinin geleceği hakkında kehanetlerde bulunulur. Kahve falını diğer fallardan ayıran en önemli özellik hep iyi dileklerle bakılmasıdır.

Sebep olduğu kahvehaneler ile sosyal yaşamı, sohbetlerin bahanesi olmasıyla da dostlukları arttıran bir büyülü içeçektir Türk Kahvesi.